Türkçe

eğer insanlar çalıştıkları alana gereken önemin verildiğini hissederlerse ve bu alanlara daha çok para aktarımı yapılırsa insanlar ülkelerinde kalmayı iyi bir seçenek olarak görebilirler

İngilizce

If people feel that the necessary attention is given to the field in which they work and more money is transferred to these fields, people may see staying in their country as a good option.

İçindekiler

alana
area
alanlara
the field
bir
one
bu
ıs this, ıt, it, this
cok
very
daha
more
eger
ıf
gereken
required
gorebilirler
visible
insanlar
people
iyi
good
olarak
as
para
money
secenek
option
ve
and
yapilirsa
ıf done, is possible
a
a, a¨, a.a, a’da, a’ya, aa, âar, ade, adresinde, adresindeki, ae, ağalar, ağıstos, ağlığınıza, ağostos, aklımdasin., amuş, as, aşığım❤, aşışverş, aşkımmm, aşkiloş, aşkk, aşlegamburg, aye, bır, bırda, bırı, bıri, bırin, bırr, bıru, bırun, bir, bir’de, bir’i, birde, birer, birr, bunyesinde, dada, deme, er’a, ere, etme, etti, gelmiştir, hoşlanmak, ila, larak, larike, larima, muaz, nd, sayfana, sayfasına, senina, sizine, ua, ue, uma, umak, uye, uzerkmek, vaav, ক, எ
and
a.n.d, elece, hem, hemde, ıar, ispirto, kasem, ørdek, ve, vede, veen, veer, vei, veir, veler, velerda, velerde, vemek, ven, vesi, veye, veyi, і
as
acei, anathema, äsen, aşaş, aşlarım, birli, birlk, edildiği, ediyorum, gelinc, gıbı, gibi, gibinin, ğibi, ıtibariyla, ıtibariyle, itibar, itibarıyla, itibarıyle, itibariyle, kadar, olarak, olarakta, olduğunca, sıra, sırası, şöyle, yanı
attention
attentio, dıkkat, dıkkatine, dikkat, dikkati, dikkatin, dikkatine, dikkatini, dikkatinin, dikkatle, dikkatler, dikkatleri, dikkatni, dikkatt, dünya’da, hazırol, hazirolmak, ilgik, ilgilenme, ilğisini, önemsemek
country
countryk, köyün, memleket, memleketı, memleketi, noti, olkeni, ölkesi, sayfiye, taşra, ulk, ulke, ūlkeı, ulkesi, ulkeye, ülk, ülke, ülke’nin, ülkede, ülkeden, ülkedir, ülkee, ülkeı, ülkei, ülkeker, ülkelere, ülkelerin, ülkem, ülkemı, ülken, ülkende, ülkene, ülkeni, ülkenin, ülkesi, ülkesinde, ülkesine, ülkesini, ülkesinin, ülkeye, ülkeyi
feel
cekımeyı, duyumsa, duyumsamak, feelın, feelin, feeln, hissede, hisseder, hissedi, hissedin, hissediyor, hissedm, hisset, hissete, hissetin, hissetir, hissetm, hissetma, hissetme, hissetmek, hissetmeyi, hissetmi, hissetmk, hissettir, hissettirdi, hissettiren, hissettirir, hissettiriyor, hissettirm
field
alanda, alanına, alanır, saha, sahaa, sahas, sahaya, sahra, şaha, tanis, tanisir, tanisma, tarla, tarlada, tarlaı, tarlaí, tarlalarla, tarlası, tarlayı, yazip
fields
alanlarını, tarlalar, tarlaları
given
alındığında, gıven, gıvin, giv, verdiği, verılmı, veril, verildiği, verile, verilebilir, verilen, verili, verilmi, verilmis, verilmiş, vermiş
good
goodm, goöd, hayır’lı, hayırlı, hayırli, hayirlı, hayirli, ıyı, ıyıım, ıyıyı, ıyi, ıyia, ıyide, ıyii, ıyisi, ıyisu, ıyiu, ıyiye, ıyiyi, ıyiyin, ıyiyu, iyı, iyıe, iyi, iyide, iyii, iyin, iyinin, iyir, iyisi, iyiydi, iyiye, iyiyı, iyiyi, iyiyin, uslu, usluk, üslu, üslü, üslük
if
değils, edersen, eğer, ıse, i�se, ifta, ise, olsaydı, san, sanki, yew
in
-da, bölgesinde, da, damaz, degi, deği, döde, halinde, ıcınde, ıçine, ılerle, ıntoa, ıntoar, ınton, icinde, içeri, içerisinde, içerm, içinde, içindee, içindeki, içindeler, içindeyi, içine, inşat, intok, kullanilabilirmi, onki, soğa, şehrinde, şehrindeki, şsrkıdaki, tha, undaun, üzere, üzerk, üzerm, yanıyır, yılında
is
alır, alıyor, almaktadır, almaktadir, dir, dr, edil, edila, edile, edilir, edilm, edilmektedir, ediyor, er, erer, eror, etmektedir, ısimli, isimli, konumundadır, mı, mıdır, miyi, mudir, mudur, olduğundan, olduğunu, olmaktadır, olu, olup, ölüp, uar, uir, unr, unur, uur
may
alabilir, bilersan, çıkabilir, gelebilir, görebilr, labilir, mayde, mayıs, mayıs’ın, mayıs’ta, mayıs’ı, mayısayı, mayısın, mayısta, mayış, mayis, mayistan, mays, maysir, olabileceğini, olabilı, olabilir, olabilirler, olabilirr, peut, yapabilirler, মে
money
karşılıgı, karşılığı, para, para,, para’nın, para’yı, paradan, paraia, parakar, paralar, paraları, param, paramden, paramı, paran, paranı, paranın, paraniz, paranor, paraor, paras, parası, parasını, parasıni, parasi, paray, paraya, parayan, parayı, parayıı, parayıu, parayl, parayla
more
birkaçı, birkaçını, cokh, d
aha, daha, dahac, dahacok, dahaçok, dahada, dahae, dahaede, dahafazla, dahan, denizden, devam, devamı, devamını, devami, fazlan, fazlas, fazlası, fazlasını, moda
necessary
gerekiy, gerekl, gereklı, gerekli, gereklileri, laz’ım, lüzumlu, uzuz, uzuzn, üzüz, zaruret
option
opsiyon, opsiyonu, optio, optione, secenek, secenekl, secenekle, seçene, seçenegi, seçeneğine, seçenek, seçenekle, şeçenek
people
adamları, elalem, halk, halkı, halkını, halkina, ıns, ınsaları, ınsaların, ınsan’ın, ınsanar, ınsanl, ınsanlar, ınsanlar’ın, ınsanları, ınsanların, ınsanlari, ınsanlarin, ınsanlarla, ınsanlarmi, ınsanlaru, ins, insaar, insaların, insalarin, insana, insanar, insanda, insanı, insanın, insanl, insanla, insanlar, insanlar’ı, insanlara, insanlardan, insanları, insanlarıa, insanların, insanlari, insanlarla, insanlarn, insanlarnız, insanlarr, inşanl, kısıler, kışiler, kışiyi, kimseler, kiş, kişiler, kişileri, kişilerin, kişisi, kişiye, kişiyi, nsanlar, peopl, peopla
see
bagım, bağım, bağın, bağınız, baka, bakımza, bakınız, bakiee, bakima, bknz, bkz, eeaa, gor, gorelim, gormek, gormesinler, gorulerin, goruy, göl, göle, göler, gölü, göp, gör, görelim, göreme, görme, görmei, görmek, görmek,, görmeni, görmeniz, görmesi, görmeye, görmeyi, görmü, görū, görun, göruy, görün, görünr, görünün, görüp, görür, görürüz, görüşenedek, görüşerik, görüşrüz, görüşürüz, görüy, görüyor, görüyoruz, ğor, ğör, laken, seye
staying
kalarak, kaldıkları, kalırm, kalıyor, kalıyorum, kaliyor, kaliyorum, konaklayan
that
adl, böyl, bunun, bunuun, diye, eden, erki, ettiğ, gelene, getiren, ışde, k,i, kı, kıın, ki, kier, kiyin, ol’duğunu, oldug, olduğu, olduğuna, olduğunu, olduğunun, olduğunuz, olduğunü, olduğü, olmanı, olmasını, olmasıni, orası, orasi, orasu, orayı, orayi, öldüğ, öldüğünü, şu, şunu, tanıyan, uyen, veren, yapan, ytt
the
bulunan, các, çatiş, çau, çay, çayda, çayı, çayi, dasını, edil, edilen, edilme, er, geçen, ıfrjrfkgıktgı, ıtstwoten, iimon, ise, isei, isesi, keciren, mi’i, mii, miyi, nın, nin, ol, olan, olanı, olup, sozlerine, şaampuan, şanlısin, şemshan, şiddedli, th, thim, u, u,, unın, unin, uun, v, verilen, yapılan, η, ה, نے, ہ, ی, த
their
aldıkları, aralarındaki, onların, onlarını, onlarının, thear, theer, yaptıkları
these
b:unlar, bunları, bunların, bunlarin, bunlarmı, bunlarmi, bunlarn, bunlarne, kelkitli, savı, sözkonusu, şuna, teze, tezen, tezer, tezi, tezini, tezleri, tezme, thes, thesa, u,bu
they
bulundukları, bulunduklari, ettikleri, ettiler, idariişeler, oldukları, olduklarından, olduklarını, onlar, onlar,ın, onlar’ın, onlarda, onların, onlarızi, onlariı, onlarin, onlark, onlarken, onlarm, onlarmı, onlarn, onlarr, ürler
to
-e, ‘ye, ◾eleştirmek, ◾yargılamak, a, acak, bölgene, bölgesinde, bölgesine, bu,, butun, e, edecek, edilme, edilmesi, etme, etmesi, etmeye, etmeyi, ıcindei, için, içinin, ila, kadara, larak, miye, t.o, umak, umek, uuna, uye, vermeşi, yapılır, yapmaa, yapmaya, سکیں, ل
transferred
aktarılarak, aktarıldı, devredilen
which
bulunduğu, çıkaran, hangesi, hangı, hangılerı, hangıs, hangısını, hangısi, hangi, hangii, hangilerı, hangileri, hangilerini, hangin, hangis, hangisi, hangisidir, hangisini, hangisinin, hangisni, hangiş, hanğısı, hanği, hanğisi, hansimiz, kaçıncı, kaçınci, olan, olana, olanın, olannin, whiçh
work
calıs, calısma, calısmak, calışı, calışma, calışmak, calisiu, calisma, calismak, calismi, caliş, calişi, calişma, calişmak, çalıs, çalısma, çalısmak, çalış, çalış,çalış, çalışamaz, çalışı, çalışır, çalışırlar, çalışma, çalışmak, çalışmalarını, çalışmalarının, çalışmanı, çalışmanın, çalışması, çalışmasını, çalışmayı, çalışmaz, çalışmı, çalıştığı, çalisma, çalismak, çalismi, çaliş, çalişi, çalişmak, çalişması, çalişmı, çalişmi, eser, eseri, eserin, işe, işin, işten, ls, lş, ş, workk, workm, workn, wörk, yapıt, yapit

ingilizce Sözlük – Turkish English dictionary – English Turkish Translate – Meaning

eğer insanlar çalıştıkları alana gereken önemin verildiğini hissederlerse ve bu alanlara daha çok para aktarımı yapılırsa insanlar ülkelerinde kalmayı iyi bir seçenek olarak görebilirler ne demek? ingilizcesi nedir ne demek? eğer insanlar çalıştıkları alana gereken önemin verildiğini hissederlerse ve bu alanlara daha çok para aktarımı yapılırsa insanlar ülkelerinde kalmayı iyi bir seçenek olarak görebilirler ingilizcede nasıl yazılır eğer insanlar çalıştıkları alana gereken önemin verildiğini hissederlerse ve bu alanlara daha çok para aktarımı yapılırsa insanlar ülkelerinde kalmayı iyi bir seçenek olarak görebilirler ne demek? ingilizce- Türkçe Çeviri – eğer insanlar çalıştıkları alana gereken önemin verildiğini hissederlerse ve bu alanlara daha çok para aktarımı yapılırsa insanlar ülkelerinde kalmayı iyi bir seçenek olarak görebilirler ingilizcede nasıl okunur? ingilizcede nasıl denir? Türkçe anlamı ne demek? eğer insanlar çalıştıkları alana gereken önemin verildiğini hissederlerse ve bu alanlara daha çok para aktarımı yapılırsa insanlar ülkelerinde kalmayı iyi bir seçenek olarak görebilirler Türkçesi nasıl? in Turkish meaning – Türkçe- ingilizce Çeviri


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir